trans trans trans trans trans trans trans trans trans none Sohbet Odası Boş.
   

oasis

none Gönderen Konu: Merhaba  (Okunma sayısı 8266 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

  • avatar-yetki

    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Merhaba
« : 13 Ocak 2012, 17:58 »
Öncelikle herkese merhaba arkadaşlar.
Rabbimin hepimize acil şifalar vermesini diliyorum ve dularım bu yönde. 28.12.2011 tarihinde Zeytinburnu Süleymaniye Kadın Doğum hastahanesinde bir oğlum oldu. Adını Yunus Efe koyduk çok sevinçliydik. Aradan uuzn bir süre geçmesine rağmen oğlumu göremiyordum kimse bana ne olduğunu söylemiyor ve ilgilenmiyordu bu durum canımı çok sıkıyordu fakat bir yandan da çok mutluydum.
Aradan saatler geçti sabah doğan bebeğimi akşam 5 6 civarı gördüm küveze almışlar normal doğum tarihinden (bizim hesaplarımıza göre 16.01.2012) önce doğdu diye kontrol amaçlı almışlardır diye düşündük fakat çocuk doktoru ile konuşmamızda bize sadece belinde bir et parçasını olduğunu ve testlerin yapılması gerektiğini endişe edilecek bir durum olmadığını söyledilr. Tabi bu durum içimize kurt düşürdü hastahane personelinin ve doktoun lakayıt tavırları tam bilgi vermemesi ayakta 30sn içind ebunları anlatıp kaçması cabası. Nitekim 29.12.2011 tarihinde taburcu edileceğimiz bilgisi geldi bu sırada çocuk doktorunu yakaldım ve oğlum hakkında bilgi istedim kadın bana sizin çocuğunuz engelli bir beyin cerrahına götürün deyip yine çekti gitti o an sanki bütün dünyam durdu arabayı nasıl kullandığımı kaç kaza atlatarak eve geldiğime hala şaşıyorum. Eşimi ve eşyaları eve bıraktıktan sonra annem ve oğlumu alarak Kanuni Sultan Süleyman Devlet Hastahanesine doğru yol aldım اللهım o yol hiç bitmek bilmedi gözümde. Daha önc ehastahanelerle pek işi olmamış birisi olarak ne randevudan haberim var nede çalışma saatlerinden apar topar yola koyuldum. En sonunda aradığım hastahaneyi buldum (hastahanenin eski yeri bakırköydeydi taşındı diye biliyordum ama nereye onu bilmiyordum) Hastahened ekısa bir arama yaptıktan sonra (aşırı derecede büyük ve güzel yapılmış) Beyin cerrahisi bölümünü buldum. İçerideki hastanın çıkmasını bekledim ve içeri giridm doktora durumu izah ettim sağolsun Opr.Dr. İbrahim Alataş bize yardımcı oldu randevumuz olmadığı halde çocuğumu muayene etti ve benden 4 adet MR istedi onlarla birlikte gelmemi çocuğumda spina bifidadan şüphelendiğini belirtti ve MR çekimi için beni DR. Sadi Konuk Hastahanesine sevk etti. Oradan çıkıp DR. Sadi Konuğa vardığımda epey geç olduğu için işlemimi bir sonraki güne bıraktım. Tabi ordan çıkıp eve geldik çocuğuma baktığımda hiçbir problemi gözükmüyor ayak hareketleri v.s. herşey normal. Bilgisayarımı açtım ve okuduklarımla tüm hayallerim yıkılmış vaziyetteydi bir yandan yazılanları okuyor bir yandan da dua ediyordum arada sırada çocuğuma bakıyor hareketlerini inceliyordum görünen hiçbirşey yoktu. 30.12.2011 sabahı DR. Sadi Konuk hastahanesinde radyoloji bölümüne gittim sevk kağıdımı verdim ve gişedeki kızın verdiği cevap beni hayli sinirlendirdi gişedeki kız bana bu sevki kim verdiyse ona gidin DR. Sadi koınuk hastahanesi 2012 yılına ait sevk istiyor deyin dedi peki dedim 2012 tarihli sevk getirirsem ne zaman MR çekilir diye sordum aldığım cevap daha sinir bozucu oldu beyefendi bize gelen sevklerin önceliğine bakıyoruz sizin bebeğiniz daha öncelikli hastalarımız var size verebileceğimiz en yakın tarih 18.12.2012 dedi ben sinir küpüne döndüm bana verilen sevk kağıdını yırttım ve hastahaneden ayrıldım. Bide derler erken teşhis hayat kurtarır diye. Ordan çıkıp hastahane hastahane gezmeye başladım bazı hastahaneler bebeğe MR çekemeyeceklerini bazıları ise çebebileceklerini belirttiler. Çekebilecek olan hastahaneler arasında hiçbiri sosyal güvencem (SSK) ile işlem olmayacağını tamamen paralı yaptırabileceğimi belirttiler bundan sonraki adımım fiyat araştırması oldu 3000 TL ile 6000 TL arasında değişen rakamlar veriliyordu ve benim gücüm buna yetemezdi kara kara düşünmeye başladım bir yanda oğlum bir yanda hayatım boyunca bir anda cebimde görmediğim para ne yapacağımı şaşırmıştım ama pes etmedim en sonunda özel bir MR merkezi buldum bana toplamda çok ucuz bir fiyata yapabilecekllerini söylediler ve orada MR çekimini (ilaçsız) 2 saat gibi uzun bir sürede gerçekleştirdik gerçekleştirdik. Tabi olan olayların sıcaklığından akıl kalmadığı için bende bir sonraki gün hastahaneye gitmeyi planlıyorum kafamda oysaki 31.12.2011 hem yılbaşı hemde c.tesi.
Pazartesi günü geldi biz hastahaneye gideceğiz diye beklerken randevu problemi çıktı karşımıza. Doktorumuz randevusuz hasta kabul etmiyormuş. Eywallah dedik Salı gününe randevu alalım ama olmadı çünkü hafta sonu p.tesi ve salı günleri randevuları dolmu. Gece yarısını bekledim bilgisayar başında ve telefonda en sonunda çarşamba gününe randevu almayı başardım sanki o an dünyalar benim olmuştu.
04.01.2012 çarşamba günü sabah 09:00'da olan randevumuza gittik doktorumuz Opr.Dr.İbrahim Alataş'ın ameliyatta olması nedeniyle öğlen saat 14:00'da muayene edilebildik rapoları inceleyen doktorumuz ameliyat olmamız gerektiğini bildirdi ve eşimle oğlumun hastahaneye yatışını verdi.
Yatışın ardından 06.01.2012 tarihinde ameliyatımız oldu doktorumuzun dediğine göre ameliyatımız çok iyi geçmiş hiçbir sorun olmamış. Yürümesinde bir sıkıntı olmayacağını ama tuvaletini tutma olasılığının %15 ile %20 arasında olduğunu söyledi. Şu anda eşim ve oğlum hastahanede hala. 12.01.2012 tarihinde hastahanede bu konuyla ilgili bir seminer düzenleyen doktorumuz Opr.Dr.İbrahim Alataş bu hastalıktan kurtulan kimsenin olmadığını belirtmiş ben çalışmam gerekçesi ile katılamadım ama eşim ve annem oradaydı.
Şimdi sizlerle hem tanışmak hemde başımdan geçenleri anlatmak için bu kadar uzun yazdım.
Merak ettiğim şey sizin şahit olduğunuz sorunsuz spina bifidalı çocuk varmı ?
Tıp bu kadar ilerlemişken KANSER, AİDS gibi hastalıklara çözüm buluyorken çocuklarımıza neden tam bir çözüm getirilemiyor?
Ayrıca forumda okuduğum ve gösterilen kaynaklarda folik asit denmiş ama bizim doktorumuz folik asit haricinbde en önemli  etkenin balık tavuk gibi ürünlerin annenin yememesinden kaynaklı olduğunu belirtti ve benim eşim hayatını boyunca ağzına koymazdı öleceksin deseler genede yemezdi şimdi çok pişman ve yemeye başladı çünkü şu anda azda olsa yemöesi sütü ile çocuğa geçirmesi çocuk için iyileşmenin ilk adımıymış. Sizin bu konudaki görüşleriniz nelerdir ayrıca tavuk balık tüketmeyenler ne oranda merak ediyorum?




  • avatar-yetki

      • Cok-dertli
    • Verimlilik:
      62.22%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #1 : 13 Ocak 2012, 18:26 »
Epeyce bir macera olmuş. Fakat gerekenleri yapabilmişsiniz. Bundan sonra ameliyatı yapan doktorun periyodik kontrollerinin yanında bir üniversite hastanesinin pediatrik üroloji, ortopedi, nefroloji, fizik tedavi branşlarında da periyodik kontrollere girmeniz gerek. Balık ve tavuk eti zaten folik asit bakımından zengin gıdalardır. Anne adayının kilo almamak için yaptığı rejimler ya da yemek yerine aldığı özel gıdalar da spina bifidaya neden olabiliyor. Spina bifidası olup bu hastalıktan hiç etkilenmeyen bir hasta olmaz. Her hasta omuriliğindeki hasara göre farklı derecelerde etkilenir. Fakat bebeğiniz şanslılardan. Periyodik kontrollerinizi aksatmadığınız sürece büyük bir problem yaşayacağınızı zannetmiyorum. İdrar kaçırma ya da idrar yapamama, idrarı tam olarak yapamama, kaka kaçırma, mesane fonksiyonlarının kötü olması nedeniyle ilerde böbrek hastası olması, ilerde ereksiyon problemleri yaşaması gibi bazı sorunlar olması muhtemel. Fakat bunların da çareleri var. Çok fazla dert etmeyin. Aramıza hoşgeldiniz. Geçmiş olsun.
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.

  • avatar-yetki

    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #2 : 13 Ocak 2012, 18:36 »
Epeyce bir macera olmuş. Fakat gerekenleri yapabilmişsiniz. Bundan sonra ameliyatı yapan doktorun periyodik kontrollerinin yanında bir üniversite hastanesinin pediatrik üroloji, ortopedi, nefroloji, fizik tedavi branşlarında da periyodik kontrollere girmeniz gerek. Balık ve tavuk eti zaten folik asit bakımından zengin gıdalardır. Anne adayının kilo almamak için yaptığı rejimler ya da yemek yerine aldığı özel gıdalar da spina bifidaya neden olabiliyor. Spina bifidası olup bu hastalıktan hiç etkilenmeyen bir hasta olmaz. Her hasta omuriliğindeki hasara göre farklı derecelerde etkilenir. Fakat bebeğiniz şanslılardan. Periyodik kontrollerinizi aksatmadığınız sürece büyük bir problem yaşayacağınızı zannetmiyorum. İdrar kaçırma ya da idrar yapamama, idrarı tam olarak yapamama, kaka kaçırma, mesane fonksiyonlarının kötü olması nedeniyle ilerde böbrek hastası olması, ilerde ereksiyon problemleri yaşaması gibi bazı sorunlar olması muhtemel. Fakat bunların da çareleri var. Çok fazla dert etmeyin. Aramıza hoşgeldiniz. Geçmiş olsun.
Teşekkür ederim bolubeyi bunların çareleri var demişsiniz TAK v.s. gibi yöntemler mi çareleri yoksa kalıcı bir çözüm (hiçbirşeye muhtaç olmadan sıradan bizim gibi problemi olmayan insanlar gibi) varmı ben bunu merak ediyorum sinirlerdeki hasar dediniz bu sinirlerdeki hasarlar MR yada benzeri gibi yöntemlerle öngörülüp ameliyat ile tamamen ortadan kaldırılamıyormu kafamdaki soru işaretleri bunlar.
Bir örnek vereceğim umarım yanlış olmaz eğer bir yasak varsa örneği silerbilirsiniz.
Bundan birkaçyıl önce bir kadın bir adamın penisini tamamen kesmiş ve çöpe atmıştı aradan 6 saat sonra penis bulunmuş ve yerine dikilmişti sinirler v.s. herşey düzgündü ve sorun oluşmadı bizim çocuklarımızdaki sinirler neden tamamen düzeltilemiyor.
Düz bir mantık ile bakarsak insanı elektronik gibi düşünsek sinirler data ve elektrik kabloları gibidir hasar görmüş kabloyu onarırsın ve sorun kalmaz ki yukarıda verdiğim örnekte bunun insan versiyonu örneği binlerce örnek mevcut peki bizim çocuklarımızda neden bu mümlün değil ?

  • avatar-yetki

      • Cok-dertli
    • Verimlilik:
      62.22%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #3 : 13 Ocak 2012, 19:32 »
Karşılaşabileceğiniz muhtemel problemleri bir kaç kelime ile söylemiştim. Şimdi bunları biraz açalım:

İdrar Kaçırma - İdrar Yapamama - İdrarı Kısmen Yapma Problemleri:
Spina bifidalıların bir kısmında mesane dolunca idrar kaçırma olayı gerçekleşir. Mesane istem dışı kasılabilir. Öksürürken ya da ani bir hareketle de kaçırma işlemi gerçekleşebilir. Önlem olarak mesane kaçırma haddesine gelmeden önce tak işlemi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavilerle mesane büyültülerek mesanenin daha fazla miktarda idrarı depolaması sağlanabilir.

Bir kısım hastalar da mesanesini hiç boşaltamaz ya da kısmen boşaltabilir. İşeme olayı gerçekleşmediği için hasta büyük ızdırap duyabilir. Mesane iyice dolduktan sonra sızdırma şeklinde kaçırmalar ya da tuvalete gittiğinde sızdırma şeklinde çok az idrar boşaltma olayı gerçekleşir. Bu tiplerde de en güvenilir ve sağlıklı çözüm tak uygulamasıdır.

Bazı hastalar da hiç idrar tutamaz. Yani mesane hiç dolmaz. Böbreklerden inen idrar mesanede birikmeden direk dışarı atılır. Devamlı kaçırma söz konusudur. Bu hastalarda mesanede idrar birikmediği için tak uygulanması anlamsızdır. Bir işe yaramaz. Cerrahi ya da ilaçlı tedavilerle kaçırmaların önüne geçebilmek mümkündür.

Fakat mesane kaynaklı problemlerde problem her ne olursa olsun uygulanacak tedavi yöntemi öncelikle hastanın yaşam kalitesini artırmak değil böbrekleri korumak içindir. Bozuk mesane fonksiyonları böbrekleri etkiler ve tedbir alınmazsa ilerde böbrek yetmezliği, diyaliz hatta böbrek nakli gerektirebilecek ölümcül tablolar oluşabilir.

Şu anki tıbbi yöntemlerle taka alternatif olabilecek bir tedavi yöntemi yok. İlaçlı tedavi, botox uygulaması, mesane büyültme ameliyatı gibi tedaviler taka alternatif değildir, tak ile beraber kullanılabilirler. Bunun yanında henüz yeni olan 2 tane ameliyat yöntemi var. Fakat bu yöntemler de henüz deneniyor. Birisinde sağlam olan bacağın siniri bir şekilde mesaneyle irtibatlandırılıyor. Ameliyattan 1 yıl kadar sonra da hasta bacağını kaşıyarak taka gerek kalmaksızın işeme fonksiyonunu gerçekleştiriyor. Fakat bu yöntem şu an itibarıyla kabul görmüş bir yöntem olup, riskleri mevcut. Beklemekte fayda var.

Bir diğer yöntem de testislerin bulunduğu torbaya bir pompa yerleştiriliyor ve hasta işeyeceği zaman pompanın üzerindeki düğmeye basıp işiyor. Bu yöntem de henüz yeni. Beklemekte fayda var. İlerleyen günlerde bu konuda bir paylaşımda bulunacağım.

Özetle idrar yapma problemlerinin tedavisi konusunda şu an itibarıyla alternatif bir tedavi görünmüyor. Ömür boyu tak kullanılması mecburidir.

Ereksiyon Problemleri:
İlaçlı ya da cerrahi tedavilerle bu problemin aşılması mümkün.

Ortopedik problemler:
İlerde bası bozuklukları ve bası bozukları nedeniyle de bası yaralarının oluşması muhtemel. Hasta yere düzgün bir şekilde basamıyorsa cihazlarla ya da cerrahi tedavilerle hastanın düzgün basması sağlanmalıdır. Bası yaralarının tedavisinde koruyucu tedaviler (yara oluşmadan önce uygulanan tedaviler) hem daha kolay hem daha az maliyetlidir.

Kaka Kaçırma:
Bağırsak eğitimi uygulanması, lavman uygulaması ace ya da malone işlemi kaka kaçırmalarını önüne geçmek için çözümdür. Bu konuda sitemizde boşaltım sistemi problemleri isimli bölümde açıklamalar mevcut.

Bu anlatılanların hepsini yaşayacaksınız diye bir durum söz konusu değil. Bunlar yaşanması muhtemel problemler. Unutmayın her hasta farklı derecelerde etkilenmektedir.

Omurilik kendisini yenileyebilen bir organımız olmadığı için omurilikteki hasarın tedavisi mümkün değil. Diğer uzuvlarımız gibi değil. Verdiğiniz örnektekte olduğu gibi omuriliğimiz diğer uzuvlarımız gibi olsa idi şu anda omurilik felçli hiç bir hasta kalmazdı. Bu durumu rahmetli Aydın Menderes'in trafik kazası sonucu felç kalarak ömrünün geri kalanını tekerlekli sandalyeye muhtaç olarak geçirmesine benzetebilirsiniz.

Özetle spina bifidalılar şu anki tedavi yöntemleriyle tedavi sonrası, spina bifidayı hiç yaşamamış gibi yaşamını idame ettirmesi mümkün değildir. Ancak yaşam kalitesinin artırılması, kabul edilebilir bir yaşam kalitesi yakalayarak, sağlıklı insanlar kadar bir ömür sürebilmeleri mümkündür. Daha fazla bilgi için açılmış konuları inceleyeniz.
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.

  • avatar-yetki

    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #4 : 13 Ocak 2012, 20:23 »
Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler bolubeyi.
Şimdi bazı sorularıma cevap buluyorum ve daha birçok soru türüyor aklımda.
Verdiğiniz bilgilerden şunları anladım yanlışım varsa affola
Verdiğiniz bilgilerde idrar yapamama probleminde TAK uygulamasından bahsetmişsiniz. sanırsam bizdeki durum bu değil çünkü yavrumuz küçük ve büyük abdestini rahatlıkla yapabiliyor. İdrarı kısmen yapma problemi varmı bunu tam olarak bilemiyoruz ama yavrumuz görüğümüz kadarı tuvaletle ilgili bir problem yaşamıyor gibi görünüyor eğer dediğiniz gibi kısmen yapama problemi olsa sanırsam sık sık tuvalet yapar ve sürekli ağlar pozisyonda mesane baskısı ile sıkıntı çekerdi ama görüğümüz kadarıyla yok.
bizim korkumuz tutamama problemi olması bunuda bu zamanda anlama imkanımız olmadığı yönünde yani doktorumuzun dediği bu.
Doktorumla son görüşmemde bana yürümesinde herhangi bir sıkıntı olmayacağı yada bir şeye ihtiyaç duymayacağı yönündeydi ve tuvalet konusu için normal olma olasılığını %15-%20 olarak söyledi. Acaba en kötüye hazırlamak için mi böyle söyledi.
benim en çok merak ettiğim şey ise spina bifidalı doğup sinir sisteminde hiç hasar olmayan çocuk varmı yada böyle bir olasılık varmı ?

  • avatar-yetki

      • Cok-dertli
    • Verimlilik:
      62.22%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #5 : 13 Ocak 2012, 20:39 »
Mesane ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için ürodinami, voiding, böbrek sintigrafisi gibi tetkikleri yaptırmanız lazım. Dışarıdan gözlemler mesane ve böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesi için yeterli değildir. Spina bifidası olan her hastanın omuriliğinde az ya da çok hasar mevcuttur. Bu hasara bağlı olarak da bir ya da birden çok organın çalışması etkilenecektir. Spina bifida okültası olanlarda hasar söz konusu olmayabilir. Elektrik kablosunu örnek vermişsiniz onun gibi. Kablo hasarlı ise hasara bağlı olarak cihazın çalışmasında sıkıntılar olacaktır. Omuriliğimiz beynimiz ile organlarımız arasında iletişimi sağlayan bir elektrik kablosu gibidir. Omurilikte oluşabilecek bir hasar organlarımızın kontrolden çıkmasına, devre dışı kalmasına neden olabilir. beyinden organlarımıza giden sinyaller ya da organlarımızdan beynimize giden sinyaller omurilikteki sıkıntıdan dolayı yolda kaybolurlar. Bu durum da kendisini idrar, kaka, yürüme, hissetme problemleri gibi değişik şekillerde gösterir. Bazı sıkıntılara şimdiden hazır olup bilinçlenin. Çoğu yerde doktorları bile yönlendirmeniz gerekebiliyor. Çocuğunuzun hiç problem yaşamaması çok çok küçük bir ihtimal. Az ya da çok mutlaka etkilenecektir.
Bilgi, paylaşıldıkça çoğalır.

  • avatar-yetki

    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #6 : 13 Ocak 2012, 20:50 »
Hoş geldiniz geçmiş olsun.
YASİNİM YAŞAM KAYNAĞIM

  • avatar-yetki

      • seciniz
    • Verimlilik:
      6.67%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #7 : 13 Ocak 2012, 23:22 »
Baya bir macera yaşamışsınız.Çocuğunuzu beyin cerrahi,üroloji nefroloji,ortopedi,fizik tedavi branşlarında kontröllere başlatmanız lazım.Kontröller için üniversite hastanesini tercih etmenizde fayda var.Çocuğunuz ateşlenirse idrar kültürü yaptırın.(Çocuk doktorları bunu başka sebeblere bağlaya biliyororlar.Ben ateşlenince doktor bunu boğaz enfeksiyonuna bağlıyormuş.Aslında ben idrar yolu enfeksiyonundan ateşleniyormuşum.)

  • avatar-yetki

      • Fikirci
    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #8 : 13 Ocak 2012, 23:45 »
Hoşgeldiniz.
Bu Boş Dünyada ANNE Olmaktan Daha Güzel Nevarki!!!

  • avatar-yetki

      • Bitkin
    • Verimlilik:
      0%
  • Ekstra Üye BilgileriExtra


none
Ynt: Merhaba
« Yanıtla #9 : 14 Ocak 2012, 00:36 »
gözlerim yoruldu okumaktan....hoşgeldiniz bu arada.rabbim şifa versin..ama yazdıkalrınıza göre çok şanslısınız ne güzel....
Tamaram
Aklımdasın
Meleğim
Anı yaşarım seninle
Reyhan kokulum
Al yanaklım

Nazlımsın
Ay yüzlüm
Sen benim canımsın


 

Sitemize ziyaretçi olarak giriş yaptınız. Yetkileriniz:

none

none

none

none

none

none

none

none

none
Yeni konu başlatamazsınız.

none
Cevap yazamazsınız.

none
Eklenti gönderemezsiniz.

none
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz.

BBCode
none
Açık

Gülücükler none
Açık

Resim
none
Açık

HTML
none
Açık


Merhaba Konusuna Ait Benzer Konular

Konu

Görüntülenme

Başlatan

Konu içeriği

none Merhaba Beni de aranıza alır mısınız ? none Yanıt: 14 - Gösterim: 2113 - none can  arkadaşlar çok sıkıldım dış dünyadan herkesin farklı gözle bakmasından sizlerle tanışıp özgüvenimi yükseltmek istiyorum [cutoff... Devamı...
none yeniden merhaba none Yanıt: 9 - Gösterim: 1447 - none dayk41 Uzun bir suredir uzak kalmisiz. Yeniden merhaba. Artik cocuklarimiz buyumusler cogu okullu olmus. Bizde bir sene gec de olsa oku... Devamı...
none Merhaba none Yanıt: 3 - Gösterim: 320 - none Sinem Ben Bursadan Sinem sitenizi tesadüfen gördüm çok beğendim. Devamı...
none Merhaba 2018 :) none Yanıt: 2 - Gösterim: 73 - none muhammed Yeni yılın hepimize sağlık, huzur , mutluluk ve barış getirmesi diliyorum.Dünya da ki tüm savaşların bitmesi kardeşçe yaşamak di... Devamı...




SimplePortal © 2008-2013, SimplePortal
SMF Default Theme Edit: Hasan Erturk | Google | sitemap
SMF 2.0.9 | SMF © 2013, Simple Machines
Biz daha iyisini yapana kadar en iyisi bu
spinabifidaturkey.com